6 Ekim 2012 Cumartesi

Ey gönül gel ağlama zâri zâri inleme, Pîrden aldım haberi ol bî‐nişân sendedir


Ey gönül gel ağlama zâri zâri inleme,
Pîrden aldım haberi ol bînişân sendedir.
Sendedir dostun ili sende açılır gülü,
Söyler bu can bülbülü güli handân sendedir.
Gezme gel bahru berrî kendinden iste sırrı,
Cismü câna hükmeden gizli sultân sendedir.
Anladınsa sen seni, bildin ise cân u teni,
Gayri ne var ey gönül cân u canân sendedir.
Ten tahtıdır bu cânın, can tahtıdır cânânın,
Ey Niyâzî şüphesiz ol bîmekân sendedir.


Ey gönül gel ağlama zâri zâri inleme,
Pîrden aldım haberi ol bînişân sendedir.

Ey gönül gel ağlama zayıf ve dermansız inleme,
Pîrden aldım haberi ol nişânı olmayan sendedir.

İnsana yardım yine insanın kendindendir. Buna işaret eden Allah Teâlâ Kur’ânı Kerim’de
“ Ve dediler ki: "Bu Resûl için ne var ki, yemek yiyor ve çarşılarda yürüyor ona bir melek indirilmeli değil mi idi ki, artık O'nunla beraber bir korkutucu olsa idi!”  söyleyenlere buyurdu ki;
“Ve senden evvel de rasüllerden göndermedik ki, illâ onlar da elbette taam yerlerdi ve çarşılarda gezerlerdi ve sizin bazınızı bazısı için bir fitne kıldık. Sabredecek misiniz? Ve Rabbin (her şeyi kemaliyle) görücü bulunmaktadır.”



İnsan olana insandan fayda gelir. Allah Teâlâ insana bir iyilik murad etse yine insan ile yardım edecektir.

“De ki: "Eğer yeryüzünde mutmainler olarak yürür melekler olsa idi elbette onlara gökten resûl olan bir melek indirirdik.”

Bazıları tasavvufa girerken bekledikleri insanüstü beklentilerin olmayacağı yine insana insandan menfaat olacağıdır.

“ Ve eğer O'nu (peygamberi) bir melek kılsaydık, elbette O'nu yine bir erkek (suretinde) kılardık ve onları yine düşmüş oldukları şüpheye düşürürdük.”

Sendedir dostun ili sende açılır gülü,
Söyler bu can bülbülü güli handân sendedir.

Sendedir dostun ili sende açılır gülü,
Söyler bu can bülbülü iç açan gül sendedir

Dostun ili yine insanın iç dünyasındadır. Oradan açılır hakikat gülleri. Çünkü hakikat kulda gül Muhammedi (s.a.s) doğurur. İnsan ancak kendi özüne böylece vakıf olur. Bu canının bülbülü daim onun adını yâd eder. Ve kul sohbet ettikçe gönüllere ferahlık veren gül kokusu saçar. Çünkü ondan söz eden Muhammed (s.a.s) tir.

Muhabbetten Muhammed oldu hasıl
Muhammetsiz muhabbetten ne hasıl?
Gezme gel bahru berrî kendinden iste sırrı,
Cismü câna hükmeden gizli sultân sendedir.

Gezme gel yeri göğü kendinden iste sırrı,
Cisim ve câna hükmeden gizli sultân sendedir.

İnsan her ne ararsa kendisindedir. On sekiz bin âlemin sırrı sendedir. Gayriye bakmak ne hacetindir. Çünkü Hak Ademi kendi veçhinden yaratmıştır. Kur’an Rahman kelimesi ile başlar Nas (İnsan) kelimesi ile biter. Birbirinden ayrılmaz ki gayri yerde arayalım hakkı.

Padişaha vasıl olan elbet olur padişah
                                       Hz.Mevlana

Anladınsa sen seni, bildin ise cân u teni,
Gayri ne var ey gönül cân u canân sendedir.

Anladınsa sen seni, bildin ise cân ve teni,
Gayri ne var ey gönül cân ve canân sendedir.

Her şey kulun kendisini bilmesi ile hal olur. Çünkü nefsini tanıyan rabbini de tanır. Canı bilir, teni bilir ve bütün âlemlerdeki vücut sahibini Canan’ı bilir.

Kim bildi efalini
Ol bildi sıfatını
Anda gördü zatını
Sen seni bil sen seni



Ten tahtıdır bu cânın, can tahtıdır cânânın,
Ey Niyâzî şüphesiz ol bîmekân sendedir.

Ten tahtıdır bu cânın, can tahtıdır cânânın,
Ey Niyâzî şüphesiz ol mekânsız sendedir.

Allah Teâlâ’yı kendinden uzak gören için vuslat yoktur. Vuslat yolu hakikatte senden sanadır. Çünkü âlemde Allah Teâlâ’dan ayrı ve gayrı bir şey yoktur.
Futuhati Mekkiyye'nin başında İbn’ül Ârabî kaddese’llâhü sırrah’ül azîzin şöyle bir beyti vardır:

“Rab Hak’tır, kul Hak’tır. Ah bilseydim, kimdir mükellef. Kuldur dersen, o ölüdür. Rab’dir dersen o halde O nasıl mükellef olur?”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder